Ardahan’da yarım asrı aşkın süredir hizmet veren, hem yöre halkının sevdiği hem de memlekete yolu düşen Ardahanlıların uğradığı ilk mekânlardan biri olarak bilinen Bingöl Lokantası hakkında kendisini gazeteci olarak tanıtan bir şahsın yaptığı sözde haber, Ardahan’a gönül verenlerin tepkisine neden oldu.
Söz konusu haberin içeriğinde işletmede domuz eti kullanıldığı yönünde bir algı oluşturulduğu, ancak işletme tarafından paylaşılan bilgi ve belgelerde denetim ve analiz sonucunun bu ifadeyle örtüşmediği görülüyor.
ANALİZ RAPORUNDA NE YAZIYOR?
İşletmede gerçekleştirilen denetim sonrasında yapılan analizde, mikroskobik laboratuvar incelemesi neticesinde üründe çok düşük düzeyde kanatlı hayvan, yani tavuk eti tespit edildiği ifade ediliyor. Hem tavuk hem de kırmızı etin depolandığı ya da işlendiği ortamlarda çok düşük bir ihtimal dahi olsa çapraz bulaşmanın yaşanabileceği bilinen bir durumdur. Bunu, aynı bıçakla önce domates, ardından salatalık dilimlenmesine benzetmek mümkündür. Ancak haber adı altında yapılan paylaşımda, analizdeki “kanatlı hayvan eti” tespitinin farklı bir içerikle kamuoyuna aktarıldığı ve işletmede “domuz eti kullanıldığı” yönünde bir algı oluşturulduğu görülüyor.
Mevcut resmî analiz raporunda domuz eti tespitine ilişkin bir bulgu bulunmadığı halde kamuoyuna bunun aksi yönde bir bilgi sunulması, işini hakkıyla yapan bölgedeki diğer gazeteciler açısından da son derece ciddi bir sorundur. Onların da bu konuda sessiz kalmayarak tepki göstermesi gerekmektedir. Çünkü bir analiz raporunda “kanatlı hayvan eti” yazıyorsa, bunu “domuz eti” şeklinde kamuoyuna aktarmak, doğruluğunun somut belgelerle ortaya konulması gereken son derece ağır bir iddiadır ve aynı zamanda ağır bir vebaldir.
ARDAHAN’DAN BİNGÖL LOKANTASI’NA DESTEK
Paylaşımın ardından Ardahan’da çok sayıda esnaf, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş Bingöl Lokantası’na destek verdi.İşletmeyi ziyaret eden vatandaşlar, uzun yıllardır kentte faaliyet gösteren işletmenin yanında olduklarını ifade etti. Ortaya çıkan tepkinin yalnızca bir işletmeye verilen destek olarak değil, aynı zamanda yapılan yayınlarda gazetecilik sorumluluğunun önemine yönelik güçlü bir mesaj olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü gazetecilik, bir kişi veya işletme hakkında istediğini yazma özgürlüğü değildir. Gazetecilik; belgeye, doğrulamaya, karşı tarafın görüşüne ve kamuoyuna doğru bilgi aktarma sorumluluğuna dayanır. Bir işletmenin ticari itibarını doğrudan etkileyebilecek böylesine ağır bir iddianın yayımlanması halinde, bu iddianın somut ve doğrulanabilir belgelerle desteklenmesi gerekir.
İŞLETME SAHİBİ HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTI
Bingöl Lokantası işletmecisi, söz konusu yayını yapan kişi hakkında suç duyurusunda bulunarak konuyu yargıya taşıdı. Bundan sonraki aşamada paylaşımın hukuki niteliğine ve tarafların iddialarına ilişkin değerlendirmeyi bağımsız yargı yapacaktır. Mercek TV olarak devam eden hukuki süreç hakkında peşinen hüküm vermiyoruz. Ancak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına analiz raporunda gerçekte ne yazdığı ile kamuoyuna ne aktarıldığı arasındaki farkın açıklığa kavuşturulmasını son derece önemli buluyoruz.
BİZİM GAZETECİLİK ANLAYIŞIMIZ NETTİR
Belgede kanatlı hayvan eti yazıyorsa, “kanatlı hayvan eti” deriz.Belgede domuz eti yazıyorsa, “domuz eti” deriz.Belgede olmayanı varmış gibi sunmayız. Eleştiri yapılabilir, işletmeler denetlenebilir, usulsüzlük varsa elbette haberleştirilir. Ancak bir işletmeye yönelik iddia, eldeki resmî bulgunun sınırlarını aşarak kamuoyuna aktarılıyorsa bunun gazetecilik adına ayrıca sorgulanması gerekir. Bingöl Lokantası ve işletmecilerinin, kendilerine yönelik gerçeğe aykırı olduğunu belirttikleri yayın karşısında başlattıkları hukuki süreci yakından takip edeceğiz.
Kişilerin değil, belgenin ve gerçeğin tarafında olmaya devam edeceğiz.Hiçbir işletme bir gazeteciye reklam vermek mecburiyetinde değildir. Aynı şekilde hiçbir gazetecinin de reklam alamadığı gerekçesiyle bir işletme hakkında gerçeğe aykırı veya şantaj niteliği taşıdığı ileri sürülebilecek yayınlar yapma hakkı yoktur. Eğer bir kişinin, kendisine reklam verilmediği gerekçesiyle bir işletme hakkında aslı astarı olmayan haber yaptığı somut biçimde ortaya konuluyorsa, burada artık gazetecilik etiğinin çok ötesinde ciddi bir sorun vardır. Görevini hakkıyla yapan gerçek gazetecilere düşen ise bu tür yöntemlere sahip çıkmak değil, mesleğin itibarını korumak adına bunlara karşı açık bir tavır ortaya koymaktır. Gazetecilik ayaklar altına alınamayacak, sorumluluk, vicdan ve doğruluk gerektiren onurlu bir meslektir.
Mercek TV olarak bu sürecin yakından takipçisi olacağımızı bir kez daha kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.Hasan Tik







